Nükhet Duru’dan kadınlar için çok tartışılacak sözler.

Aşk, müzik, ülke gündemi ve kadınlığı konuştuğumuz Nükhet Duru’ya yıllar geçtikçe yine hep aynı endamda olduğunu hatırlatınca “Bu dünyadan göç ettiğimde beni topuzum, halka küpelerim ve dar elbiselerimle hatırlayacaklar” diye cevap verdi.

* Müzik tecrübe edilebilen bir şey midir?

Müzik deneyimlenir, ama müziğin bir sonu yoktur. Her gün yeni bir şey öğrenirsiniz. Ne resimde ne şiirde ne müzikte, sanatta ben bu işi söktüm bitirdim diye bir şey yoktur. Bu yüzden her zaman amatör heyecanla yaparım işimi. Artık öylesine nicelik-nitelik kavramı karıştı ki çok satmak veya çok tıklanmak senin çok iyi olduğunu gösteriyormuş gibi davranılıyor insanlara. Öyle bir şey yok.

* En son Emrah Serbes yazarlığı bıraktığını açıkladı, Teoman da bir dönem müziği bırakmıştı. Sizce sanat bırakılabilen bir şey midir?

Sanatı bırakmak gibi bir şey olamaz, çünkü o sizin kanınıza girdi mi gidip tekstilde tatmin olamazsınız. Üstelik de onları da denemiş birisi olarak konuşuyorum! Başka alanlarda çok başka çalışmalar yaptım ama sonucunda bedbaht hissettim kendimi.
* Hangi alanlarda?

Tekstil, sağlık alanlarında. 20 yıl önce estetik klinik açmıştım, sonra ikisinden de bedbaht oldum.

* Ticaret kadını değilsiniz o zaman?

İki kere ikiyi sor cevabı zor çıkar.
* Ne kadınısınız peki? Aşk? Müzik kadını?

Ben ince duygularla bezenmiş bir kadınım. Aşk kadını bana günümüzde hafifletilmiş geliyor. 7 yıldır hayatımda da aşk yokken “aşk kadını”yım diyemem.

* Neden yalnızsınız?

Çünkü bir zaman sonra çok seçici oluyorsunuz ve hayatınızda “fark yaratan biri”si olsun diyorsunuz. Spor yapsın diyorsunuz işinden vazgeçiyorsunuz. Spor, skor bunlar tuhaf kavramlar. Ama zarafet, nezaket, espri kabiliyeti, fark yaratabilme, bunlara sahip olana henüz rastlamadım. Rastlamadığım için de inatla teklif kabul etmiyorum.
*Hayata bakış açınız, kadınlığa bakış açınız mı değişti?

Mutlaka. Aynı dili konuşmak, zıt kutup bile olsa belirli seviyenin üstünde olmak. Seviyeden kastım kültür, hayata yaklaşım, bilgi vb. Hâlâ sandalyemin çekilmesini bekleyen, kapısının açılmasını bekleyen bir kadınım. “Hadi canım bir şeyler yapalım” deyip, sırtına vurup yürüyemem. Bir şeyler yapalım! Ne yapalım? Öyle konuşuyorlar.
* İnsanların birbirlerinin acılarıyla dalga geçtiği bir dönem yaşıyoruz. Bugünkü Türkiye atmosferinde neler hissediyorsunuz?

İçim yanıyor. Türkiye’nin şu sıralar sokulmaya çalışıldığı ortamdan çok rahatsızım. Sanki çok huzur vardı da bir kere daha zıplatıyorlar meseleleri. Biz 70- 80 yıllarındaki terörlere bire bir tanıklık ederek büyümüş bir jenerasyonuz. Yani buramızda zaten. Bu kadar genç ölür mü? Ben nasıl inanayım sen böyle çatur çutur öldürürken. Umarım bu dönem geçicidir. Her şey bir tık hızında tüketiliyor. Ama bu mutluluk vermez. İnsanların genel mutsuzluğu aslında sahip olabilecekleri veya olamayacakları şeylerin ayrımına varamaması.
Elindekilerle şükretmemesi. Neticede gelinen yer belli, gidilen yer belli. Malumla meçhul arasında bir dönem var. Bu dönemi tatlı, zevk alarak, zevk vererek geçirmeye çalışmalıyız, aslında kadınlık demek budur; birine bir şey yaptınız ve sevinçle onu sundunuz ve o yediğinden mutlu olduysanız kadınlık budur aslında. Kadın bacak arasında değildir. Kadın davranışında, tavrında, yaşamında nelere yakın, nelere uzak olacağını bilendir.
* Kadınlar üzerinde sinsi bir muhafazakârlık olduğunu yazıp çiziyorlar. Siz ne düşünüyorsunuz?

Çok yanılıyorlar. O eski jenerasyona ait bir şey. Hiç kimse hiçbir şeyden utanmıyor. Çığlık çığlığa konuşuyorlar, sohbet ediyorlar. Kimsede etrafıma nasıl gibi bir görüntü veriyorum derdi yok. Hiç öyle muhafazârlık falan yok. O erkeklerde kalmış olabilir. Artık erkekler daha masum. Kadınlardan bezdikleri için gay oluyorlar; şaka bir yana, bezdiler kadınlardan. Etrafımız ne isteğini bilmeyen ya da çok fazla şey isteyen kadınlarla dolu. Acayip bir durum ya. Ne şeref ne haysiyet böyle bir şey kalmadı. Hayat kadınlarına iş kalmadı! O kadar kolayları var. Benim yaklaşımım bu. Menfi bir günüme rastladın.
* Öyleyse biraz kadınlık tüyoları verin?

Kendi kıymetini önce kendin bileceksin. İnsan kendi değerini kendi belirliyor. Sen kendi kıymetini bilmezsen kimse bilmez. Kadınlığı taşımak her koşulda nazik olmayı gerektirir. Nazikliğinizi koruyun. Ses tonu ve konuşma da çok önemli. Bağırarak çağırarak acayip bir şekilde konuşmamak lazım. Kadın olduğunuzu düşünün ki kadın olduğunuzu hissedebilesiniz, bunları hissedince kadın gibi davranırsınız. Ben sakin bir insanım. Güzellikleri severim, doğa ile bütünleşmek çok mutlu eder beni. Benim derdim deniz değildir; toprak ve yeşildir. Hayvanları çok severim. ‘Anarşik’ de bir yapım var.

Söyleşi: Ceren Çıplak

Nurhak Işığı editör seçkisi…

NUKHET-DURU

465 Okunma

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir