Doğru Maskesi Altında Eğri Olanlar

dunya-bakisi

Günümüzde hâlâ farklılıklara tahammül edilmiyor ve farklılıklar bir zenginlik olarak kabul görmüyor.

Hakaret etmek, kişiyi yaftalamak, tehdit etmek ve şiddet uygulamak zalimlerin ve zavallıların yöntemidir.

Bakıyorsunuz, zalime karşı savaştığını söyleyen mazlumun, insanlığa karşı kullandığı üslup kendi hasmınınkine benziyor…

Mazlumların edebiyatını yapanlar, aslında her zaman zulüm yapan zalimlerin egemen sistemine öfkelenmiyorlar; Onlar mazlumların arasında olmalarından dolayı kızgınlık duyuyorlar sadece…

Mazlumların da bazen zalimler kadar zulümkâr olabileceğini unutmamak gerekir!

Zalimleşen mazlum fırsatını yakaladığı an başvuracağı tek yöntem şiddettir. Şiddet uygulatamadığı zaman da yafta yakıştırmasıyla itham eder.
Aslı-astarı olmayan ithamları tutmayınca da çeşitli iftiralar etmeye başlar.

İşte, mesnetsiz iftira, yaftalama ve itham eden örgüt, kurum, grup ve kişileri yargılayıp cezalandıracak düzenli hukuk sistemi olmadığından dolayı yargısız infaz yapılıyor âdeta.
Bazı yazar-çizer kimseler de kalemini sorgulama yöntemiyle insanlık yararına keskinleştireceğine; saf tutarak dalkavukluk ve yalakalıkta sınır tanımıyorlar. Doğruluk maskesi takarak eğriyi oynayan şaklabanların en maharetli yönüyse yaftalama ve aşırı itham etmeyi çok seviyorlar.
Bunları teyit eden, alkışlayan bazı densizler de yazı konusuyla alakası olmayan şeyleri, mahlas adı altında yazıp kusuyor(!)Demek ki, hakkâniyet bir temelde nasırlarına basıyoruz demektir.
Ancak açık adı, soyadı ve kimliğini kullanan ve kullanmayanlar arasında ciddi bir fark var. Biri maskeli diğeri maskesizdir. Maskeli olan kişi defoludur.

Ancak bakıyorsunuz bir yer edinmek ve birilerini memnun etmek adına bilmediği, özünü kavrayamadığı din hakkında saygı nutuklarını sıralayarak, yağancılık yapmak için özel bir çaba içerisinde olan bazı riyakârların yazı moduna baktığımızda, iktidar yağancılığı yapan stratejistlerin güncel haber metni tarzında yazılar ve klişe bir üslup ya da düzen dili egemendir.
Daha doğrusu bu gidişat toplumda vicdan kaybına yol açtığı, bellek körelmesine neden olduğu, hafıza kirliliğinin yaratıldığı ve bazı oluşumların çevresinde olanların bir diğerini ağır bir şekilde itham ettiği bir dönemden geçiyoruz.

İnsanlar haber modunda olan politik içerikli yazılardan bıkkınlık duyduğu ve sahibinin yansımalarını yazılarında yansıtan; egemen ideologlar tarafından onaylanmayı bir tevazu olarak gören ve ideolojik hareketlerin rüzgârıyla sağa sola savrulan kesimlerin son çırpınışlarını gösteren bir dönemi geride bırakmaya az bir zamanın kaldığını söyleyebiliriz ayrıca.

İsmail GÜNER

9 Eylül 2013, Pazartesi, 10:20 | İsmail GÜNER, Yazarlar | 550 Okunma | 0 yorum
Anahtar Kelimeler:

YORUM YAZ


Current ye@r *


+ altı = sekiz

Henüz yorum yapılmamış.